Kapadokya,  TÜRKİYE

Kapadokya Gezi Rehberi

Anadolu’nun ortasında bir turizm cenneti olan Kapadokya, tarihsel olarak çok geniş bir bölgenin adı olsa da bugün daha çok Aksaray’dan Kayseri’ye uzanan toprakları ve özellikle peribacalarının yer aldığı alanı ifade etmek için kullanılıyor.

Biz de Kapadokya için 3 günlük bir plan yaptık ve doya doya bölgeyi gezdik. Gezimizin ayrıntılarını da paylaşmak istiyoruz:

Kapadokya’da 1. Gün

Kapadokya’da gezilecek yer çok olduğu için güne erken başlamak lazım diye düşünerek sabah 7’de uyandık. Kahvaltı için Göreme’deki otelimizin terasına çıktığımızda gözlerimize inanamadık, sayamayacağımız kadar çok balon gökyüzündeydi. Göreme’nin içinde bile bu kadar çok balon görebileceğimizi düşünmemiştik açıkçası, sabah karşılaştığımız bu masalsı manzarayı uzun uzun izledik.

Göreme’de Otelimizin Terasından Sabah Manzarası

İPUCU: Kapadokya’daki harika balon ve gün doğumu manzarası için 7’de uyanmanın çok geç olduğunu sonradan öğrendik. 🙂 O nedenle balonları izlemek istiyorsanız gün doğumundan önce kalkmalısınız. Tavsiye edeceğimiz seyir noktasının detayları yazımızın ilerleyen bölümlerinde.

Göreme Açıkhava Müzesi

Kapadokya gezisi için ilk durağımız Göreme Açık Hava Müzesi oldu. Burada Müzekart geçerli, eğer Müzekartınız yoksa bilet veya Müzekart satın alabiliyorsunuz.

Göreme Açık Hava Müzesi

Bu vadinin tarihi MS 3. yüzyıla dayanıyor, ilk Hristiyanların yerleştiği bölgelerden biri. Neredeyse her kaya oyulup şapel, kilise, ortak yemekhane gibi amaçlarla değerlendirilmiş ve 1000 yıl kadar manastır olarak kullanılmış. Hem görsel hem de manevi olarak etkileyici olan Göreme Açık Hava Müzesi, 1985 senesinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş.

Göreme Açık Hava Müzesi

İPUCU: Buraya erken saatlerde gitmenizi hatta gezinize buradan başlamanızı öneririz. Biz içeri çok rahat girdik ancak 1 saat sonra, çıkışımızda gelen turist otobüsleri sebebiyle uzun kuyruklar oluşmuştu.

Uçhisar Kalesi

Göreme’den çıkıp Uçhisar’a geçerek, Kapadokya’nın en yüksek noktası olan Uçhisar Kalesi’ne gittik. Uçhisar Kalesi de aslında bir peribacası. Büyük kayaçları oyarak yerleşim yeri haline getirmişler. Kale, yüksekliği ve bölgeye hakim konumuyla tarih boyunca savunma, gözetleme ve sığınma amaçlı kullanılmış. Cüzi bir ücretle kaleye çıkabilirsiniz, Uçhisar Kalesi’ne girişte MüzeKart geçmiyor.

Kapadokya’nın Her Yerinden Görülen En Büyük Peri Bacası: Uçhisar Kalesi

Uçhisar Kalesi’nin tepesine çıktığınızda Güvercinlik Vadisi ayaklarınızın altında kalıyor, tam karşınızda da çoğunlukla beyaza bürünmüş halde olan Erciyes Dağı… Doya doya Kapadokya ve peri bacası manzarası izlemek için harika bir nokta.

Uçhisar’dan Kapadokya Manzarası

Uçhisar, günbatımı manzarasının da en güzel izlendiği noktalardan biri. Uçhisar’a kadar gelmişken taş evlerin arasında dolaşmayı da ihmal etmedik.

Ortahisar Kalesi

Kapadokya turumuzun sıradaki durağı Ortahisar. Ortahisar Kalesi de Uçhisar gibi bölgenin en büyük peribacalarından. Yine kayalar oyularak muazzam bir yapıya dönüştürülmüş, savunma ve sığınma amaçlı kullanılmş. Ortahisar Kalesi’ne çıkış, yükseklik korkusu olanlar için zorlayıcı olabilir çünkü kaleye dışarıdan tutturulmuş demir merdivenlerle çıkılıyor.

Ortahisar Kalesi

Üç Güzeller

Uçhisar’dan Ürgüp’e doğru giderken navigasyonda bir anda bir kırmızılık belirince önce anlam veremedik ama sonrasında bu trafiğin yol üzerindeki “Üç Güzeller” adı verilen peri bacalarını görmeye gelen araçların oluşturduğunu gördük. Çok sayıda araç ve tur otobüsü buraya geliyor, çünkü Üç Güzeller, Kapadokya’nın en meşhur ve sembol peribacaları.

Kapadokya’nın Simge Peri Bacaları: Üç Güzeller

Üç Güzeller Peribacaları, adını bir arada duran üç peribacasından alıyor. İki büyük bir küçük birbirine yapışık duran bu peri bacaları anne baba çocuk diye de tasvir ediliyor. Üç Güzeller, tepesindeki büyük kaya parçalarından dolayı “şapkalı peri bacaları” türünün örneklerinden. Alt bölgeden bağımsızmış gibi duran o kocaman kayaların orada nasıl dengede durduğu da zihnimizi zorlayan başka bir nokta.

Kapadokya Üç Güzeller’in Tepesinde Duran Büyük Taşlar

Üç Güzeller için tarih boyunca yöre halkı tarafından sayısız efsane uydurulmuş. Bu peri bacaları, kimisine göre büyükanne, büyükbaba, baba, kucağında çocuğunu tutan hamile bir anneden oluşan yedi kişilik bir aileyi, kimisine göre çoban, çocuk ve bir prensesi tasvir ediyor. Kimisi de buruk bir aşk hikayesini anlatıyor…

Ürgüp

Üç Güzeller’den sonraki durağımız, vadilerle çevrili Ürgüp, Kapadokya bölgesinin en büyük yerleşim yeri. İpek yolu üzerinde olduğu için tarih boyunca önemini korumuş. Taş evleri ve sokaklarıyla da çok karakteristik özellikleri olan Ürgüp, bölgenin en hareketli yerleşim yeri. Eski TV dizisi Asmalı Konak da Ürgüp’teki bir konakta çekiliyordu ve bu konak hala yerli turistler tarafından ziyaret ediliyor. Meşhur Kapadokya şaraplarını tatmak ve satın almak isteyenler içinse Ürgüp’te birçok alternatif mevcut.

Kapadokya Manzaraları

Akşamüzeri hem araçla giremediğimiz vadileri gezmek, hem Kapadokya turumuza biraz heyecan katmak hem de gün batımını izlemek için ATV turuna katıldık. ATV turuyla ilgili yazımıza şuradan ulaşabilirsiniz: Kapadokya ATV Turu

Kapadokya’da 2. Gün

Ertesi sabah gün doğumundan önce uyandık ve öneri üzerine balonların en iyi izlenebileceği nokta olan Aşıklar Tepesi’ne (Aydın Kırağı diye de geçiyor) doğru arabayla yola çıktık. Kapadokya’da balon turuna katılanlar sabahın ilk ışıklarıyla havalanıp güneşi gökyüzünde karşılıyorlar. Göreme Aşıklar Tepesi’nde de gün doğumu ve bu balonlar çok net bir şekilde izlenebiliyor. Hayatımızda daha etkileyici çok az manzara görmüşüzdür. Hava aydınlanırken balonlar gitgide yükseliyor ve bizim de yola koyulma vaktimiz geliyor.

İPUCU: Aşıklar Tepesi’ne arabayla çıkarsanız sonrasında aceleniz olmaması gerekiyor, çünkü herkes arabasını birbirinin önüne park ediyor, yani araçların park etmesi ve sonra boşalması biraz zaman alıyor. Alternatif olarak tepenin biraz daha aşağısına park edip yürüyerek de tepeye çıkabilirsiniz.

Kapadokya’nın Simgelerinden Balonların Kalkış Anı

Biz bu noktayı o kadar çok sevdik ki ertesi sabah daha erken saatte yine aynı yere giderek gün doğumunu ve balonları izledik. Kapadokya’nın tam bu noktasında, gün doğarken, kendinizi bir masal diyarında hissedebilirsiniz.

Kapadokya’nın Büyüleyici Görüntüsü

Kapadokya’da ilk gün dolu dolu geçince ikinci gün görece daha uzak yerleri gezelim diyerek ve Derinkuyu Yeraltı Şehri ve Ihlara Vadisi rotasını izledik. Gün batımınıysa Kızılçukur Vadisini gören panaromik seyir noktasında karşıladık.

Derinkuyu Yeraltı Şehri ile ilgili yazımız ve fotoğraflara şuradan ulaşabilisiniz: Derinkuyu Yeraltı Şehri

Ihlara Vadisi’ni merak ediyorsanız sizi şöyle alalım: Ihlara Vadisi

Kızılçukur Vadisi

Derinkuyu Yeraltı Şehri ve Ihlara Vadisi’nden sonra gün batımını izlemek üzere Ürgüp’e döndük. Ürgüp’te gün batımı izlemek için en iyi noktalardan biri Kızılçukur Vadisi’nin panaromik seyir noktası. Buraya Ortahisar kavşağından kuzeye sapılarak varılabiliyor. Yalnız tam varmak üzereyken bir araç kuyruğuyla karşılaştık. Kuyruğun sebebinin, gün batımı saatlerinde buraya gelenlerden giriş parası alınması kaynaklı olduğunu öğrenince bu uygulamayı yadırgadık.

Kızılçukur Vadisi’nde Gün Batımı

Kızılçukur Vadisi Kapadokya’da gün batımı için çok ziyaret alan noktalardan biri. Biz de herkes gibi şarabımızı ve atıştırmalıklarımızı yanımızda getirmiştik, yere hasırlarımızı serip oturduk ve huzurlu bir şekilde gün batımını izledik. Gün batımının rengi, vadinin endamı ve ihtişamı “iyi ki gelmişiz” dedirtti.

Kapadokya’da 3. Gün

Son günümüzde dönüş yolcuğumuz nedeniyle süremiz azdı. Biz de bu süreyi iyi değerlendirmeye çalıştık.

Çavuşin

Sabah otelimizden ayrıldık ve önce Göreme-Avanos yolu üzerinde kalan Çavuşin’e gittik. Ancak maalesef Kapadokya’nın en eski kilisesi olarak bilinen Vaftizci Yahya Kilisesi restorasyon nedeniyle kapalıydı ve üzücü tarafı henüz bir çalışma başlamamıştı. Yani burasının açılış tarihiyle ilgili belirli bir tarih bulunmuyormuş. Bölgenin en eski yerleşim yeri olan ve Güllüdere ile Kızılçukur Vadileri arasında kalan Çavuşin’i de görmeden geçmemek gerekiyor.

Peribacaları ve Biz 🙂

Paşabağı Vadisi

Kapadokya gezimizin sıradaki durağı Paşabağı, diğer bir adıyla Rahipler Vadisi. Peribacalarının bu kadar iyi gözlemlenebildiği ve bu kadar belirgin, ilginç şekillere sahip çok az yer gördük Kapadokya gezimizde. Gezi planımızı hazırlarken az yerde rastladığımız Paşabağı’nın hakkının yeterince verilmediğini düşünüyoruz. Kapadokya turunuza burayı da muhakkak eklemelisiniz.

Kapadokya Paşabağı Vadisi’nin Mantar Şeklindeki Peribacaları

Herhangi bir giriş ücreti bulunmayan Paşabağı Vadisi’nde, mantar şeklinde peribacaları arasında yürürken, peribacalarının nasıl oluştuğuna biraz daha detaylı bakabilirsiniz. Çünkü bu bölgedeki peribacaları, oluşum ve gelişim sürecinin en iyi incelendiği nokta olarak kabul ediliyor. Burası zamanında rahiplerin, keşişlerin inzivaya çekildikleri huzurlu bir nokta olarak dikkat çekiyor. Siz de zamanın keşişlerinin bu peribacalarına oydukları odalara girebilir, vadinin iç kesimlerine ilerledikçe çeşitli şapellerle karşılaşabilirsiniz. Paşabaşı Vadisi, çok ama çok etkileyici ve görülmesi gereken bir nokta.

Paşabağı Vadisi’nde Keşişlerin İnziva Noktalarından Birinde

Avanos

Kapadokya turumuzun son durağı olan Avanos’a geliyoruz. Ortasından Kızılırmak’ın geçtiği Avanos’ta Hititler döneminden beri yani yaklaşık 4000 yıldır yerleşim var. Avanos aynı zaman toprak çömlekçiliğiyle de meşhur. Çömlek atölyelerinde siz de kendi eserinizi yapmayı deneyebilir ve her biri el yapımı olan çanak, çömlek, vazo gibi eserlerden satın alabilirsiniz.

Avanos Çömlek Atölyelerinden biri

Kapadokya turumuzu Avanos’taki çömlek atölyesi ile bitirerek dönüş yoluna geçiyoruz. Bu arada “siz Kapadokya’da ne yediniz, ne içtiniz?” diye soranlar için de Kapadokya Yemek Önerileri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir