ANTİK KENTLER,  Denizli,  TÜRKİYE

Laodikeia Antik Kenti

Denizli’ye gezi planı yaparken akla ilk Pamukkale ve Hierapolis gelse de son yıllarda hızla keşfedilen ve önem kazanan Laodikeia Antik Kenti de bir o kadar önemli ve görülmesi gereken bir nokta. Denizli merkezine sadece 6 kilometre uzaklıktaki bu antik kent hem büyüklüğüyle hem de ortaya çıkarılan kalıntılarla bizi çok şaşırttı. Denizli’de gezilecek yerler arasına mutlaka eklemenizi tavsiye ederiz. Denizli’deki diğer noktalar için Denizli Gezi Rehberi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Laodikeia Antik Kenti

Şimdi kısa bir tarih bilgisi verip antik kenti gezmeye başlayalım.

Laodikeia Antik Kenti’nin Tarihi

Bir batı Frigya kenti olan Laodikeia ırmaklarla çevrili bir alana kurulmuş. MÖ 5500 senelerine kadar yerleşim izlerine rastlansa da bir kent olarak kuruluşu Helenistik dönemde, MÖ 3. yüzyılda, Seleukos kralı 2. Antiokhos tarafından eşi Laodike adına olmuş.

Magnesia Savaşı‘nın adından MÖ 188 senesinde Bergama’ya bağlanan kent, MÖ 133 senesinde Bergama Kralı 3. Attalos’un vasiyeti üzerine Roma İmparatorluğu‘nun bir parçası olmuş.

Roma İmparatorluğu döneminde önemli bir spor, sanat ve kültür kenti olan Laodikeia’da Antiokhos ve Theiodos gibi filozoflar yetişmiş. Aynı zamanda tıp biliminde de ilerleyen kentte bir tıp okulu da kurulmuş. Ticaret açısından da gelişen kent özellikle tekstil ticareti açısından önemli bir kavşak olmuş. Laodikeia’ya Roma İmparatorları tarafından “Tapınak Koruyuculuğu” unvanı verilerek vergilerden muaf tutulmuş.

Bizans İmparatorluğu döneminde önemli bir dini merkez olan kent, İncil’de geçen “Anadolu’nun Yedi Kilisesi“nden birine ev sahipliği yapmış. Bu sebeple Hristiyanlık açısından da önemli bir hac merkeziymiş.

MS 5. ve 7. yüzyıllarda meydana gelen depremlerle yerle bir olan kent, Arap ve Sasani akınları sonrası tamamen terk edilmiş.

Laodikeia Antik Kenti

Laodikeia Antik Kenti’ni Gezmek

Laodikeia Antik Kenti oldukça geniş bir alana yayılıyor. Büyük bir stadyum, 2 tiyatro, 4 hamam, 5 agora, 5 anıt çeşme (nymphaeum) barındırdığını söylememiz büyüklüğü hakkında bir fikir verecektir. Bugün bunların bir kısmı kazı aşamasında olsa da ortaya çıkacak eserlerin zenginliği tartışılmaz. Bu haliyle bile hakkıyla gezmek için 2 saat ayırmanızı tavsiye ederiz.

İPUCU: Laodikeia Antik Kenti’nde kısa ve uzun rota diye iki ayrı güzergah oluşturulmuş. Önemli noktaların çoğu kısa rotada var. Stadyum, bouleuterion (meclis), hamam, Güney Agora gibi henüz tam olarak ortaya çıkarılmamış noktaları da görmek için uzun rotayı tercih edebilirsiniz.

Müze Kart ile gezilebilen antik kentin içine doğru bir yolculuğa çıkalım o zaman.

Suriye Caddesi

Antik Kenti gezmek için önce Doğu Bizans Kapısı‘ndan geçerek Suriye Caddesi’ne giriyoruz.

MS 4. yüzyılda şehrin etrafı surlarla çevrilmeye karar verilmiş ve Doğu Bizans Kapısı o dönem Suriye Caddesi üzerine inşa edilmiş. İnşa sırasında Roma döneminden kalma bloklar kullanılmış. Kapı 7. yüzyıldaki bir depremde yıkılınca parçaları, yine aynı şekilde, başka yerlerde kullanılmak üzere götürülmüş.

Doğu Bizans Kapısı ve Suriye Caddesi – Laodikeia Antik Kenti

Bir Roma dönemi caddesi olan Suriye Caddesi ise kentin merkezinde, MS 1. yüzyılda yapılmış ve 900 metre uzunluğunda bir cadde. Kazıları devam eden cadde, dönem hakkında birçok bilgi sağlıyor. Caddenin ortasından geçen bir kanalizasyon sistemi tespit edilmiş. Caddenin iki yanında insanların oturacağı yerlerin, rüzgar ve güneşten korunacağı sundurma yapılarının yanı sıra, oyun taşı masaları da ortaya çıkarılmış. Sonradan Bizans döneminde yapılan tamiratlarda ise eski heykel parçalarının ve sütunlarının kullanıldığı, bu sütunlara haç gibi dini sembollerin veya günlük hayattan bir takım şekillerin kazıldığı tespit edilmiş.

Çeşmeler (Nymphaeum)

Suriye Caddesi üzerinde iki tane anıtsal çeşme yapısına, yani Nymphaeum’a denk geldik. Nymphaeum, antik Yunan ve Roma dönemlerinde inşa edilen büyük, havuzlu çeşmelere deniyor. Kelimenin kökeni de mitolojik su perileri olan “nymph” kelimesinden geliyor.

Laodikeia kentinde İmparator Septimus Severus‘a ve tanrıça Athena‘ya adanmış Septimus Severus Çeşmesi‘ni görüyoruz. Caddeden yükseltilmiş bir podyuma inşa edilen çeşmenin yanında aslan ve tanrıça Athena heykelleri bulunmuş. MS 2. yüzyıl ve 5. yüzyıllar arasında ayakta olduğu tahmin ediliyor.

Caracalla Çeşmesi (Nymphaeum) – Laodikeia Antik Kenti

Caracalla Nymphaeumu ise Suriye ve Stadyum Caddelerine bakan çift cepheli bir çeşme. MS 215 senesinde İmparator Carcalla’nın şehri ziyareti şerefine inşa edilmiş. Bulunan kalıntılara göre çeşitli mitolojik sahneler, hayvanlar ve bitkilerle ilgili kabartmalar bu çeşmenin cephelerini süslüyormuş.

Kutsal Agora (Kuzey Agorası)

Laodikeia Antik Kenti’nin en ilgi çekici kısımlarından birindeyiz şimdi de. Suriye Caddesi’nin kuzeyinde, kentin iki tiyatrosunun arasında kalan kutsal agora, yani Kuzey Agorası, MÖ 1. yüzyıldan MS 7. yüzyıla kadar kullanılan, her depremde yıkılıp tekrar düzenlenen bir alan olmuş.

Kuzey Agora – Laodikeia Antik Kenti

Roma İmparatorluğu döneminde agoranın bulunduğu yerde Zeus ve Athena’ya adanmış iki tapınak varmış, ancak Hristiyanlık sonrasında bu tapınaklar sökülerek parçaları farklı yerlerde kullanılmış. MS 4. yüzyıla kadar bir kutsal alan olan bölge de böylece bir agora olarak kullanılmaya başlanmış.

Sütunlarla çevrili agoranın içinde iki tane de uzun havuz bulunuyor. Agorayı gezerken havuzları, sütunları, frizlerdeki süslemeleri, yerdeki desenli su giderlerini o dönemde hayal etmek, Laodikea’nın zamanında ne kadar etkileyici bir kent olduğunu hissetmeye yetiyor.

Agora’ya Suriye Caddesi’nden giriş Merkezi Propylon denen anıtsal kapıdan yapılırmış. Çeşitli bitki, hayvan, tanrı, tanrıça ve mitolojik karakterlerle süslü bu kapı depremlerle yıkılıp tekrar inşa edilerek 7. yüzyıla kadar kullanılmış. Bugün ise bir kısmı yenilenmiş olarak ayağa kaldırılmış.

Kuzey Agora Propylonu

Tapınak

Suriye Caddesi üzerinde dikkat çeken yapılardan bir tanesi de “Tapınak A” diye adlandırılan yapı. MS 2. yüzyılda Tanrılar (Apollon, Artemis, Aphrodite) ve İmparatorluk kültü için kullanılan tapınak, daha sonra Hristiyanlığın gelmesiyle dinsel arşiv olarak kullanılmış ve MS 5. yüzyıldaki depremde yıkılmış.

Tapınak A – Laodikeia Antik Kenti

Bugün tapınağın avlusunu çevreleyen 54 sütunun 19 tanesi ayağa kaldırılmış durumda. Aynı zamanda tapınağın alt katındaki buluntuları da bir cam platform sayesinde izleyebiliyorsunuz.

Tapınağın Alt Katındaki Buluntular – Laodikeia Antik Kenti

Merkezi Agora

Suriye Caddesi’nin Kuzey Agora’ya göre karşı tarafında Merkezi Agora‘yı görüyoruz. Agoranın iki yanında dükkan girişleri, arka tarafında ise Merkezi Hamam adı verilen yapının duvarları bulunuyor.

Roma İmparatorluğu döneminde agora olarak kullanılan alan, Bizans İmparatorluğu döneminde yenilenerek haç kabartmaları gibi Hristiyanlık sembolleri eklenmiş. Agoranın ortasında üç basamaklı bir kaide üzerinde anıt sütun yerleştirilmiş. Tanrının tekliğini ve Hristiyanlığın gücünü sembolize eden bu anıt sütunun üzerinde bir de heykel olduğu tespit edilmiş.

Merkezi Agora – Laodikeia Antik Kenti

Laodikeia Kilisesi

Laodikeia Antik Kenti için en önemli yapıya geliyoruz şimdi de. 2010 senesinde tespit edilip kazıları yapılan kilisenin üstü kapatılmış ve camdan yürüyüş yolları ile gezilebilir hale getirilmiş. Ancak Covid-19 Pandemisi sebebiyle kilisenin içi ziyarete kapalı olduğu için giremiyoruz maalesef.

Laodikeia Kilisesi

İncil’de de adı geçen, Anadolu’nun yedi önemli kilisesinden biri olan Laodikeia Kilisesi bu sebeple kendi döneminin önemli hac merkezlerinden biri olarak birçok Hristiyan tarafından ziyaret edilmiş.

Laodikeia Kilisesi 313 senesinde Hristiyanlık yasallaştıktan sonra inşa edilmiş. Diğer kiliselerde görülmeyen bir plana sahip olan yapı toplam 11 adet apsise sahip. Mozaik döşemeli kısımları da olan kilisenin vaftizhane odasında Hristiyanlık tarihinin en eski ve en sağlam vaftiz havuzlarından biri bulunuyor.

494 senesindeki depremde hasar görüp tamir edilen kilise, İmparator Focas (602-610) dönemindeki depremde ise tamamen yıkılmış.

Batı Tiyatrosu

Kentin 2 tiyatrosundan daha eski ve küçük olan Batı Tiyatrosu’nda kazılar sona yaklaşmış, oturma sıraları açığa çıkarılmış ve sahne binası ayağa kaldırılmış. Helenistik dönemde, MÖ 2. yüzyıl civarında inşa edildiği düşünülen tiyatro 15.000 kişilik bir kapasiteye sahip. Tiyatrodaki kazı ve temizlik çalışmalarının tamamlanmasının ardından kültür sanat etkinliklerine açılması planlanıyor.

Batı Tiyatrosu – Laodikeia Antik Kenti

Kuzey Tiyatrosu

Kentin iki tiyatrosundan daha yeni ve büyük olan Kuzey Tiyatrosu’na geliyoruz. Henüz ortaya çıkarılmamış tiyatronun sıraları belli olsa da sahne binası görünmüyor.

Batı Tiyatrosu kentin ihtiyacını karşılamamaya başlayınca, 300 metre ötesine, 2. yüzyılda yapılan Kuzey Tiyatrosu, 20.000 kişilik kapasiteyle doğal yamaca inşa edilmiş. Yapılan çalışmalarda sahne binasının 3 katlı olabileceği tespit edilmiş. Seyircilerin oturduğu sıralarda tespit edilen numaralandırma sisteminden de belli oturma sıralarının belli toplumsal kesimlere ayrıldığı sonucuna varılmış. 7. yüzyıla kadar kullanılan tiyatro sonradan taşları sökülerek tahrip edilmiş.

Kuzey Tiyatosu – Laodikeia Antik Kenti

Güney Agora

Laodikeia kentinin güney kısmı henüz ortaya çıkmayı bekliyor. Güney Agora kısmı bugün bir çayır görünümünde. Alanda bulunmuş mimari bloklardaki bezemelerden agoranın MS 2. yüzyılda, İmparator Hadrian zamanında yapıldığı düşünülüyor. Agoranın bir tarafında meclis binası (bouleuterion), diğer tarafında da Güney Hamamı ve Gymnasium bulunuyor.

Meclis Binası (Bouleuterion)

Tiyatrolar gibi doğal yamaç bir zemine inşa edilmiş meclis binasının, bugün sadece birkaç oturma sırası görünüyor, yapının mimari bloklarının büyük kısmı, yıkıldıktan sonra başka yapılarda kullanılmak üzere götürülmüş. MS 2. yüzyılda yapıldığı ve 500-600 kişilik olduğu tahmin edilen bouleuterion aynı zamanda odeion olarak da kullanılmış.

Laodikeia Meclisi (Bouleuterion)

Güney Hamamı

Laodikeia kentinin en sağlam kalan yapısı olan Güney Hamamı, Güney Agora ile Stadyum arasında bulunuyor. Yapının yanında su dağıtım terminali de görülebiliyor. Sporcuların yıkanmak için kullandığı hamamın yanında bir de gymnasium olduğu düşünülüyor.

Yapıda bulunan yazıta göre hamam, MS 135 senesinde İmparator Hadrian’ın kenti ziyareti şerefine yapılmış ve İmparator Hadrian ile karısı Sabina’ya ithaf edilmiş. Kentin yok olmayan nadir bir yapısı olan hamamda yörüklerin konakladığına dair, 18. yüzyıla ait gravürler tespit edilmiş.

Güney Hamamı – Laodikeia Antik Kenti

Stadyum

Laodikeia kentinin güneyindeki stadion (stadyum) yapısı daha çok bir silüet görünümünde olsa da bu yapıya dair birçok bilgi edinilebilmiş. Mermerden oturma sıralarının sadece küçük bir kısmı sağlam kalabilen stadyumun 20-25 bin kişilik olduğu tespit edilmiş. Stadyumun girişinde bulunan bir yazıttan MS 79 senesinde İmparator Titus‘a ithafen yapıldığı anlaşılmış.

Stadyumda koşu, disk atma, uzun atlama gibi spor müsabakaları yapılıyor, aynı zamanda gladyatör ve vahşi hayvan dövüşleri düzenleniyormuş. Sporcuların temizlenmesi için de hemen yanına bir hamam bulunması sık görülen bir uygulama olarak biliniyor.

Stadyum – Laodikeia Antik Kenti

Denizli’de daha çok Pamukkale’deki Hierapolis antik kenti bilinse de Laodikeia Antik Kenti de her geçen gün daha çok keşfediliyor ve mutlaka görülmesi gereken bir nokta olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir