Antalya,  ANTİK KENTLER,  TÜRKİYE

Perge Antik Kenti

Antalya’da ziyaret ettiğimiz son antik kent de Perge oluyor. Antalya şehir merkezine 17 km uzaklıkta yer alan bu antik kentteki kazı çalışmaları 1946’da başlamış ve hala devam ediyor. Kazılar sırasında bulunan eserlerin uygarlık tarihindeki önemleri sebebiyle Perge Antik Kenti, 2009’da UNESCO Geçici Miraslar Listesi’ne eklenmiş. Perge Antik Kenti’ni de MüzeKart’la gezebilirsiniz. Ancak Perge Antik Kenti’nin geniş bir alana yayıldığını ve gezmenin 1-2 saati bulduğunu da belirtelim.

Antik Çağ’ın en önemli heykel üretim merkezi burada yer alıyormuş ve bu sayede burada yürütülen kazılarda çok önemli heykeller çıkarılmış. Bu heykeller ve Perge Antik Kenti kazılarında çıkarılan diğer eserler bugün Antalya Müzesi’nde sergileniyor.

Perge’nin Tarihi

Pamfilya bölgesinin başkentliğini de yapmış Perge’nin kuruluşunun MÖ 5. yüzyıla kadar gittiğine dair kanıtlar bulunmuş. Tarihi Tunç Devri’ne kadar giden kent Helenistik ve Roma dönemiz izleri taşıyor. Hitit döneminde de önemli bir yere sahip olan Perge, en parlak dönemini MS. 2. ve 3. yüzyıllara denk gelen Roma egemenliği zamanında yaşamış.

Hristiyanlığın yayılması açısından önemli olan Aziz Paul’un Perge’ye sıklıkla uğraması nedeniyle, Perge Antik kenti Hristiyanlık için de önemli bir nokta olmuş. MS. 5. ve 6. yüzyıllarda ise şehirde büyük bazilikalar inşa edilmiş ve şehir “Metropolit Kent” olmuş. 

Perge Antik Kenti’ndeki Sütunlar ve Arkasındaki Helenistik Kapı Kalıntıları

Perge Antik Kenti’nde Neler Görebilirsiniz?

Perge Antik Kenti, Roma şehirlerinin en düzenli olanlar arasında gösteriliyor. Bunu, özellikle cadde yapısıyla net bir şekilde görebiliyoruz. İki hamamı, dört çeşmesi, Doğu-Batı Kuzey-Güney uzanan sütunlu caddeleri, agorası, iki bazilikası, Roma Takı, Helenistik Kuleleri, Palestrası, 15 bin kişilik tiyatrosu ve 12 bin kişilik Stadion Perge’nin öne çıkan yapıları. Ayrıca şehri koruyan surların pek çoğu bugün de ayakta ve şehrin etrafında dikkati çekiyor.

Sütunlu Caddeler

Perge Antik Kenti, mimari açıdan en düzenli Roma kentlerinden biri olarak kabul ediliyor. Şehrin merkezinden geçen ve birbirini dik kesen iki cadde şehri doğu-batı ve kuzey-güney olmak üzere dörde bölüyor. Doğu-batı olarak bölen ana cadde  300 m. uzunluğunda, 22 m. genişliğinde, Hadrianus Kapısı’ndan başlıyor ve Kestros Anıtsal Çeşmesi’nde sona eriyor. Her iki tarafında dükkanlar yer alan ve şehrin kalbinin attığı belli olan bu cadde kalıntılarının üzerinde yürürken tarihe tanıklık ettiğinizi hissetmek çok heyecan verici.

Perge Antik Kenti’nde Sütunlu Ana Cadde

Sütunlu ana Cadde’yi dik kesen Batı Cadde de 460 m. uzunluğunda 8 m. genişliğinde. İki cadde bir arada şehre muntazam görüntüsünü kazandırıyor. Palaestra, Kuzey Hamamı, su kemeri, en büyük dükkan olan ama sonra ibadethane olarak kullanıldığı düşünülen Truva Savaşı mozaikli yapı bu caddede yer alıyor.

Perge Antik Kenti’nde Sütunlu Batı Caddesi
Perge’de Dükkanların Tabanında Yer Alan 4 Savaşçı / Kahraman Mozaiği – Troia Savaşlarından Bir Sahne Canlandırması

Su Zengini Perge Antik Kenti

Yaya ve araba trafiğine uygun sütunlu bu caddenin ortasından bugün de izlerini gördüğümüz 2m. genişliğindeki su kanalı geçiyor. Sadece sütunlu ana caddede yer alan bu su kanalı değil iki hamam ve dört anıtsal çeşme bu antik kentteki su zenginliğinin göstergesi. Yakınlarda bulunan Aksu (Kestros) Nehri sayesinde hem şehre ulaşım kolaylıkla sağlanmış hem de toprak oldukça verimli olmuş.

Sütunlu ana caddenin sonundaki Kestros Anıtsal Çeşmesi’nin arkasından akropole çıkış bulunuyormuş. MS. 2. yüzyılda yapıldığı düşünülen çeşmede Zeus, Apollon, Artemis ve Hadrianus heykelleri bulunuyormuş. 

Hamamlara, dükkanlara, palaestraya su sağlamak için de su kanalları inşa edilmiş. Şehrin, kuzeyinden güneyine, batısından doğusuna her yerine su taşınabiliyormuş.

Perge Antik Kenti Kestros Anıtsal Çeşmesi ve Su Yolu

Agora ve Macellum

Sütunlu Ana Cadde’de yer alan Güney Agora kare yapıda inşa edilmiş ve ortadaki avlunun etrafına sıralanmış dükkanlar bulunuyor. Avlu ve dükkanlar arasında da sütunlarla çevrilmiş, tabanında mozaiklerin yer aldığı stoa denen galeriler bulunuyor. Bu agorada et ve balığın yanı sıra parfüm gibi o zaman lüks kabul edilen ürünlerin satılmasıyla da Macellum olarak anılmış. Bu agora ayrıca Türkiye’nin ikinci büyük agorası olma özelliğine sahip.

Macellum Denen Güney’deki Agora ve Dükkanlar

Hamamlar

Şehirde iki tane büyük hamam yer alıyor. Girişe yakın bölümde yer alan Güney Hamamı dört bölümden oluşuyor ve bugün de tabanındaki ısıtma sistemleri ile yerlerdeki mermer döşemeler görülebiliyor. Palestra denilen egzersiz yapmak için ayrılan alan da hamamın bölümlerinden biri. Hamam mitolojideki karakterlere atfedilen heykellerin de sergilendiği bir alanmış.

Perge Antik Kenti’nde Güney Hamamı

Kentin bir diğer hamamı da Doğu-Batı eksenindeki cadde üzerinde, şehrin kuzeyinde yer alan Kuzey Hamamı. Yine onun yanında da Palaestra & Gymnasium yapısı dikkat çekiyor.

Palaestra & Gymnasium

Şehirde spor yapmak amaçlı kurulan bir kompleks. Başlı başına bir binanın bunun için ayrılmış olması aslında iki bin yıl önce de spora verilen önemi gösteriyor. Ayrıca Roma Dönemi’ndeki diğer Gymnasium’lardan farklı olarak başlı başına bir kompleks olması ve boyutları açısından büyük önem taşıyor. Bu özellikleri ile Anadolu’daki önemli palestralardan kabul ediliyor. Palestra’ya da su gelmesini sağlayan kemerler de inşa edilmiş.

Perge Antik Kenti’nde Palaestra ve Su Kemeri

Helenistik Kent Kapısı ve Kuleleri

Perge Antik Kenti’nin simgelerinden kabul edilen girişteki iki kule olan Helenistik Kapı’nın MÖ. 3. yüzyıla tarihleniyor. Üç katlı inşa edilen kulelerin bugün ayakta kalan kısmı bile inşa edildiğinde ne kadar heybetli olduğunu göstermeye yetiyor. Şehrin korunmasında önemli olan kulelere Roma zamanında iki kule arasında süslü bir kapı eklenmiş. Zaman içinde bu kulelere çeşitli eklemeler yapılmış, yan taraflarında yer alan avlular siyasi propaganda amaçlı kullanılmış.

Helenistik Kent Kapısı ve Kuleleri

Perge Antik Tiyatrosu ve Stadionu

Perge Antik Tiyatrosu’nun tarihi MS. 2. yüzyıla dayanıyor. 2 katlı sahnesi bulunan tiyatro 13 bin seyirci kapasiteli. Cavea denen seyircilerin oturma alanı, orkestra ve sahnesiyle toplamda üç bölümden oluşan tiyatroda gladyatör ve vahşi hayvan dövüşleri de yapılıyormuş. Ayrıca sahnenin üst tarafında yer alan, Şarap Tanrısı Dionysos’un hayatını anlatan rölyefler de günümüze kadar ulaşmış. Sahne binasında yer alan heykeller de bugün Antalya Arkeoloji Müzesi’nin Perge Tiyatrosu Salonu’nda yer alıyor.

Perge Antik Kenti’nde Yolun Karşı Tarafında Yer Alan Amfitiyatro

Perge Amfitiyatrosu’nun hemen ön tarafında spor müsabakalarının ve yarışların yapıldığı 12 bin kişilik Stadion bulunuyor. Tarihi MS. 1. yüzyıla dayanan yapı günümüze çok iyi ulaşan sayılı hipodromlardan biri olarak kabul ediliyor. Ayrıca Perge Stadionu, Anadolu’nun da en büyük ikinci stadionu olma özelliğini taşıyormuş.

Perge Antik Kenti’nde Hipdrom ve Yerlerini Bulmayı Bekleyen Sütun Parçaları

Perge’den ayrılırken son olarak tiyatroyu ve hipodromu uzaktan görmekle yetiniyoruz. Çünkü Perge oldukça büyük ve ayakta duran pek çok yapısıyla oldukça dikkat çekici bir antik kent. Kazılar hala devam ediyor, bu sırada da kazılarda bulunan ve maalesef parçalanmış bölümler de restore edilerek şehir eski görüntüsüne döndürülmeye çalışılıyor. Bu haliyle bile şehrin ne kadar büyüleyici ve düzenli olduğunu görünce siz de şaşıracaksınız.

Antalya’nın Diğer Antik Kentlerini de okumak ister misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir